BTV SPOR
Haberler / YAZIYORUM
YAZIYORUM
Tarih : 07.07.2018 Okunma : 2429

e-söylüyorum

ALTYAPI EĞİTİM
Futbol altyapı eğitim süreci; nelerin, nasıl ve daha da önemlisi de “ ne zaman” öğretileceği ile ilgili bir süreçtir…

Yıldız futbolcuların hiçbirisi kendilerini yıldız yapan yetenekleri ile doğmaz. Yetenek her çocukta genel olarak var olan özelliklerin geliştirilmesine bağlı olarak bir “iş”i en iyi yapabilme becerisidir. Bunun formülü ise, çocukların gelişim sürecindeki “ kritik dönem”leri yapabilme becerisidir. Bunun formülü ise, çocukların gelişim sürecindeki “ kritik dönem”leri yakalayabilmek ve iyi değerlendirebilmektir…

Futbol oyununun nasıl bir oyun olduğu, bu oyunun gerçekleştirilebilmesi için hangi davranışlara ve becerilere ihtiyaç duyulduğu ve onun için diğer tüm özelliklerin neler olduğu bilinmektedir. Bilinmeyen ya da bilindiği halde eksik ve yanlış uygulanan şey, futbol oyununa ilişkin teknik, taktik ve özellikle de bedensel gereklerin ve özelliklerin, altyapı denen küçük yaş gruplarına yönelik eğitim sürecinde nasıl verilmesi ve geliştirilmesi gereğidir.Altyapı eğitimi demek, futbola ilişkin gereklerin ve özelliklerin bir an önce kazandırılmaya çalışması değildir.Altyapı eğitimi futbol oyununa ilişkin gereklerin ve özelliklerin yaş gruplarına özgü yeniden düzenlenerek kazandırılmasıdır. Altyapı sürecindeki futbol gerçek futbol değildir ve olmamalıdır. Çünkü küçük yaşlardaki futbol görünümü, algısı ve uygulamaları, çocukların gerçekleştirebileceği, anlayabileceği ve tasarlayabileceği düzeyde bir futbol görünümü, algısı ve uygulamasıdır. Büyüklerin gerçekleştirdikleri işleri çocuklara gerçekleştirmeye çalışmak eğitim değildir. Yalnızca eziyettir. Çocuklar büyüklerin yaptığı işi kendilerine göre dönüştürerek dramatize ederler. Ve burada beklenilmesi gereken şey ne beceri, ne de olması gereken bütünlüktür. Altyapı futbolu bütünsel bir anlamlık çerçevesinde, sadece yaş düzeyine özgü bir rolü oynayabilme “ işini” yapabiliyor olmadaki  eylemlik halidir. Çocuklar büyüklerin küçültülmüş kopyaları olmadığına göre, çocukların gerçekleştirebildikleri işleri de büyüklerin gerçekleştirdikleri işlerin küçültülmüş kopyaları olmamalıdır. Futbol oyunu da küçültülmüş bir futbol oyunu olarak düşünmek ve tasarlamak ve ondan sonra da çocuklara eğitim uygulamaları olarak sunmaya çalışmak her açıdan sağlıksız bir eğitim uygulamasıdır. Böyle bir yaklaşımın yanlış bir eğitim anlayışı olması yanında, biyolojik ve psikolojik gelişim özellikleri açısından da zararlı bir yaklaşım olduğunu belirtmek gerek. Büyüklerin ve büyüklerin işlerinin kopya edildiği, bu yetmezmiş gibi bir de benzer ölçülerde beceri performanslarının beklendiği eğitim yaklaşımlarını “bütüncül”, “yapılandırmacı” yaklaşım olarak savunmak ve eğitim “ hayatilik” ilkesine uygunluğu olarak sunmak yanıltıcı ve zararlı bir yaklaşımdır. Çocuklar kendi düzeyleri, gelişim özelliklerine göre düzenlenmiş  ve dönüştürülmüş bir bütünselliği gerçekleştirebilirler ve dolayısıyla gerçekleştirebildikleri ölçüde yapılanabilirler. Hayatilik denilen eğitim ilkesi de, çocuğun gelecekteki hayatına değil, bulunduğu yaş özelliğinin hayata uygun olması ile ilgilidir.

GÖRÜ “ YORUM ”

Yapılması gereken şeyler var

Türkiye haritasını ortadan ikiye katladığımızda, batısında 16,doğusunda 2 süper lig takımı görüyoruz. Bu tablodan hiç kimse memnun değil. Futbol, sosyal olarak da hizmet etmeli. Bir gün, futbol dünyasının tümüyle güvendiği bir federasyon, milletvekili seçimlerinde olduğu gibi nüfus esasına göre bir dağılıma gidilebilir. 81 ilin nüfusuna göre sıralarsanız 20 takım olmalı. 20 takımı nüfusa göre bölüp, dağıtabilirsiniz…

Sonra ikinci lig için 5 grup 29 takım, kalan iller…

Sonrada en kalabalık ilçeler.

Geriye kalan tüm futbol amatör…

ŞEREF TRİBÜNÜ

HALİL BALIK

Bartın’da futbolun gelişmesi yönünde spora katkı sağlayanlardan bir isim.  Bartıngençlik kulübünün 20 Nisan 2011 tarihinde yapılan kongresinde başkan seçildi. Belki dünyada haberi olmadan seçilen ilk kulüp başkanı oldu. Kendisine sorulmadan kulübe başkanlığa getirilen Halil Balık spora ve sporcuya verdiği değerle tanınıyor. Spora önem verenlerin en başında gelen Balık,kulüp başkanlığına seçildiği günden beri camiaya umut veriyor ve beklentileri sürekli yukarılarda tutuyor. Bartın Marketler Zinciri sahiplerinden Halil Balık, Bartıngençlikspor’a verdiği maddi ve manevi destekle yöneticileri dilencilikten kurtardı. 7 yıl önce yapılan kongrede kulüp yurt dışında bulunan bir kişiyi başkan seçerek tarihe geçti. 20 Nisan 2011 tarihinde Bartıngençlikspor kongresini yaptı. Başkan Balık, Çin’de iş seyahatindedir. Çin seyahatinden döndüğünde başkan seçildiğini öğrenir. Bizi seçmişler bari bizi de artık taşın altına elimizi sokalım der. O sırada alt kategorilerde mücadele eden U16 takımı ligde şampiyonluk mücadelesi vermektedir. Başkan seçilen Halil Balık teknik heyete talimat verir. Şampiyonluğun elde edilmesinde verdiği maddi ve manevi destek ile motive olan oyuncular başkanın istediği şampiyonluğu kazanırlar. Bir yıl sonra borda-beyazlı ekip bu kez bir üst katergoride  başkanın verdiği destekle şampiyon oldu. Bartıngençlikspor bir  yıl sonra U19 Liginde şampiyon olarak başarısını devam ettirdi. Başkan Halil Balık’ın hedefi ya başarıya başarıdır…

Dedi ve Kodu

Peki siz ne bekliyorsunuz?

Sporu, sporcuya değer veren bir ilde yaşıyoruz. Ne kadar çalışırsan çalış, emek sarf et eleştiriliyorsun. Çünkü burada kimse senin değerini bilmeyecek veya anlamayacak. Spor kültürü var mı insanlarda bunu da kendimiz de aslında sorgulamamız lazım. Kendi kendimizi bu konuda sorguluyor muyuz? İşi bilirsiniz,üretirsiniz. Ürettiğiniz ise sizi başarı kılar. Aksi taktirde bir yerlere varmanız mümkün değildir. İnsana değer vermiyorsanız, saygı duymuyorsanız tüm çağdaş toplumların öncelikle ödev kabul ettiği spor kültürünü  hiçe sayıyorsanız, yaptığınız iş, para kazanmak adına, duyguyu, ilgiyi, sevgiyi sömürmekten öte geçmez. Peki sizler ne bekliyorsunuz?  Gazetecilere yani basın emekçilerine gereken değeri veriyor musunuz? Yaptığı işe saygı duyuyor musunuz? Tabi bunlar azınlıkta. Arada çok büyük bir kültür farkı var. Spor kültürünü hala algılayamamışız.

Nokta… 

HAYATIN İÇİNDEN

NASRETTİN HOCA

Nasrettin Hoca’ya sormuşlar:

“ Kimsin?”

“ Hiç “ demiş hoca, “ Hiç kimseyim.”

Dudak büküp önemsemediklerini görünce,

Sormuş Hoca:

“ Sen kimsin?”

“ Mutasarrıf “ demiş adam kabara kabara.

“ Sonra ne olacaksın?” diye sormuş Nasrettin Hoca.

“ Herhalde vali olurum “ diye cevaplamış adam.

“ Daha sonra?” diye üstelemiş Hoca.

“ Vezir “ demiş adam.

“ Daha daha sonra ne olacaksız?”

“ Bir ihtimal Sadrazam olabilirim.”

“ Peki, ondan sonra?”

Artık makam kalmadığı için adam boynunu büküp son makamı söylemiş.

“ Hiç.”

“ Daha niye kabarıyorsun be adam.

Ben şimdiden senin yıllar sonra gelebileceğin makamdayım:

“ Hiçlik makamında!!! ”

HAFTALIK

Kendime Not;

Gülümse, mutlu görün ve hiçbir şey olmamış gibi davranmaya devam et…